Dünyanın Bütün Çiçekleri Öğrencilerim

Öğretmen olmak her öğrencinin eğitim sorumluluğunu almak, çokça emek ve çaba harcamak, sabırlı olmak, bir mum iken bin mum aydınlatmak için yüreğindeki sevgiyi çocuklarla hergün paylaşmak demektir.
Köy öğretmeni olmak ise çocukların eğitimi için her gün kilometrelerce yol almak, yılmak nedir bilmeden çalışarak yoktan var edendir. Hem çocuklar hem köydekiler için bilgi ve eğitim kaynağıdır. Köy öğretmenleri bazı okulların hem müdürü, hem öğretmeni hem hademesidir, köy öğretmenleri tek kişilik bir eğitim ordusudur.

Gelin birlikte Kahramanmaraş’a, Karadut Köyünde Ağıl İlkokuluna uzanalım, öğrencileri için elinden gelen herşeyi yapmaya çalışan Yeliz öğretmenimizi tanıyalım:

Ben bir köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım
Ben bir bahçe suluyorum, gönlümden,
Kimse bilmez kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin…

Çeşit çeşittir çiçekler, kimisi balkondaki saksıda sallanır, kimisi çiçekçilerin vitrininde nazlanır ama bence en güzeli dağlarda kırlarda açandır. Her türlü etkiden, olumsuzluktan uzak, daha çok kendi halinde, yaradanın ona lutfettiğini yapay dünyaya ziyan ettirmeden kendi başına bir açan, bir solan, her mevsim yeniden doğandır. Tıpkı köy çocukları gibi…

1985 yılında İstanbul’da işçi bir ailenin küçük kızı olarak geldim dünyaya. İstanbul’un acımasız sosyal şartlarında mütevazı bir aile hayatı ve gayet başarılı bir eğitim hayatım oldu. Aslında hayalim her zaman hukukçu olmaktı. Benim her zaman çok iyi bir öğretmen olacağım fikrinde olan annemin üzerimde olan emeklerine,deneyimine ve öngörüsüne de güvenerek üniversite sınavında bir tane öğretmenlik tercihinde bulundum. Üniversite eğitimim sırasında öğretmenlik mesleğine iyice ısındım ve alıştım. Artık kendimi bir öğretmen olarak tanımlamaktan mutluluk duyuyordum.
2008 yılında öğretmenliğe başladım. İdealist,hümanist ve vatansever bir öğretmen olarak tanımlayabilirim kendimi,11 yıllık meslek hayatımda bu tanımlamalarımdan hiç biri değişmedi çok şükür. Değişen tek şey öğretmenliğin bir yürek meselesi olduğunu anlamam oldu. Eğer zorlayıcı şartlara rağmen hala öğretmen olmayı istiyorsanız cehaletle bir derdiniz var demektir. Evet, benim cehaletle çok büyük bir derdim var. Karanlığa tahammülüm yok, aydınlık olsun her yer. Ülkemin dört bir yanında hoşgörünün, paylaşımın ve daha nice evrensel değerlerin çiçekleri açsın. Ve bu öyle güzel ve büyük bir hal alsın ki bütün dünyayı kaplasın.

Evliyim ve bir oğlum var. Hatta şu an kendi oğlumun da öğretmeniyim. Görev yaptığım köy şehre uzak olduğu için oğlumla beraber köyde yaşıyoruz. Yani köyün hem öğretmeni hem de yaşayanı oldum.

Karadut Köyü’ne geldiğim de etrafa bakınca yapılacak ne çok iş var dedim kendimce. Sıkılmak mümkün değil bu köyde. Okulumuzda zemin halıflekslerle kaplı, kapılar yıkıldı yıkılacak …yani eğitim için çokda sağlıklı görünmeyen bir ortam vardı. 2018 yılı seminer döneminde Göksun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Göksun Belediyesi ve gönüllü bağışçılarımızın desteği ile okulumuzun zemini ve kapılarını yeniledik. Velilerimizin yardımı ile perdelerimizi ve çocuklara daha güzel görünecek sıra örtülerimizi yaptırdık. Sınıfın panolarını kendim boyadım, iç straforlarını kendim kapladım. Ve bütün bunları yaparken ne kadar mutlu olduğumu farkettim. Yeni bir şeyler yapmak, yeni bir söz bir nefes… Ne güzel… Yeni bir hayat !

Okulumuzda iki öğretmen olarak görev yapıyoruz. Görev arkadaşım Elif Öğretmen 1. ve 2. sınıfları okutuyor, ben 3. ve 4. sınıfları okutuyorum. Ders içeriklerimizi Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği planlara göre takip ediyoruz.

Okulumuzda iki öğretmen olarak görev yapıyoruz. Görev arkadaşım Elif Öğretmen 1. ve 2. sınıfları okutuyor, ben 3. ve 4. sınıfları okutuyorum. Ders içeriklerimizi Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği planlara göre takip ediyoruz.